29 Mart 2012 Perşembe

KelebeğinHikayesi
Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğuotlardan birinin dalında küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldıha açılacak gibiydi.
Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat birdaha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilkdakikalara şahit olmak istedi.
Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğinküçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çabaharcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü.
Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şeykalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi:cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiylebüyütmeye başladı.
Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedenikuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti;çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacakkadar güçleneceğini umuyordu.
Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş birbeden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , aslauçamadı.
Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey ,kozanın kisitlayiciliginin ve buna karşılık kelebeğin daracık bir deliktendışarı çıkmak için gereken çabanın , Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onunkanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kisitlayiciligindan kurtulduğu andaonun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.
Bu gerçeği öğrendiğinde , hayat boyu unutamayacağı bir şey de öğrenmişti: Bazen, hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey , çabalardır. Eğer , hayattaherhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verilseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalırdık . Olabileceğimiz kadar güçlenemezdik. Ve aslauçamazdık..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder